İstanbul’un Fethi Ve Ayasofya’nın Camiye Çevrilişi

Bunu Paylaş

Müslümanların İstanbul’u fetih arzuları çok erken tarihlerde başlamış idi. Hicri 52, miladi 672 yılında Hz. Muhammed’in mihmandarı olan Ebu Eyyub el- Ensari ile ile başlayan fetih hareketi, ancak onuncusunda yani Fatih Sultan Mehmed’in Bizans’a giriştiği son hamle ile neticelenecek, İstanbul Müslüman ordularına, Osmanlı askerine kapılarını açacaktır[1].  Bir kısım kaynaklar Emevilerle…

Okumaya Devam Et

Bunu Paylaş

Ayasofya Camii Vakıflarının Tarihi Seyri

Bunu Paylaş

Yaşar Baş Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’ya bir çok zengin vakıflar ve kalabalık vazifeliler tayin etmiş, eski binayı ayakta tutabilmek için önemli tedbirler almıştı. Yaklaşık yüzde onluk bir kısmı Bizans yapılarından oluşan Fatih vakıfları, yukarıda kaydedilen vakfiyesinde bütün detaylarıyla anlatılmıştır. Onun vakfiyeleri ve vakıf muhasebeleri, Fatih’in vakıfları hakkında oldukça geniş bilgiler…

Okumaya Devam Et

Bunu Paylaş

Türkiye’de Temettuat Çalışmaları

Bunu Paylaş

Doç. Dr. Said Öztürk 07.10.2002-İstanbul Giriş Osmanlı’nın bıraktığı miras çağımız insanında büyük ilgi uyandırmaktadır. Bu sebeple Osmanlı araştırmaları gerek ülkemizde gerekse dış dünyada her gün gelişerek büyümektedir. Osmanlı araştırmalarına kaynaklık eden en büyük memba şüphesiz Osmanlı Arşividir. Milyonlarla ifade edilen belgeler okuyucu önüne geldikçe Osmanlı araştırmaları yeni ufuklara doğru yol…

Okumaya Devam Et

Bunu Paylaş

Avrupa İslâm’dan Neden Korkuyor?

Bunu Paylaş

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz  Avrupa ile İslâm âleminin münâsebetleri gün geçtikçe artmaktadır. Ancak her zemin ve zamanda “eşitlik”den “hukuk devleti”nden ve “hak ve hürriyetler”den bahseden Avrupalılar, bu münasebetlerden rahatsız görünmektedirler. Bunun en önemli sebebi, din ve kültür meselesi olduğunu da çekinmeden söylüyorlar. Önemle ifade edelim ki, bugün Avrupa”da bir fikir…

Okumaya Devam Et

Bunu Paylaş

Yavuz Sultan Selim ve Kürtler

Bunu Paylaş

Prof. Dr. Ahmed Akgündüz Muhtelif fikir çevrelerinde Yavuz’un Kürtleri katliama tabi tuttuğu ve hatta onlar hakkında ağza alınmayacak ifadelerle dolu olan bir dörtlüğü olduğu ileri sürülmektedir. Bu doğru mudur? Elbetteki bu iddianın tam tersi doğrudur. Bunu şöyle açıklayabiliriz. Şöyleki, Yavuz olmasaydı, bugün Doğu Anadolu’daki  ehl-i sünnet olan Kürtler, Şî’a’nın tasallutu…

Okumaya Devam Et

Bunu Paylaş